Kadınlardan Rahmi Koç'a tepki: Nefret söylemine karşı mücadele sürecek
İş insanı Rahmi Koç’a tepki gösteren kadınlar, söylemlerinin kadınlara ve Kürt halkına yönelik ayrımcılığı yeniden ürettiğini vurguladı.
Birçok kentte açıklama yapan kadınlar, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un kamuoyuna yansıyan ve Kürt kadınlarını hedef alan sözlerine tepki gösterdi.
TJA, DEM Parti ve DBP Ege Bölge Temsilciliği, iş insanı Rahmi Koç'un Kürt kadınlarını hedef alan ifadelerine ilişkin DEM Parti İl Binası'nda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını DEM Parti İzmir yöneticisi Türkan Aslanaağaç okudu.
Türkan Aslanağaç, söz konusu ifadelerin şaka ya da mizah olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunların kadınlara ve Kürt halkına yönelik tarihsel önyargıların yeniden üretimi olduğunu söyledi. Kürt kadınlarının sistematik biçimde hem cinsiyetçi hem de ulusal kimliklerinden kaynaklı ayrımcılıkla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Türkan Aslanağaç, "Kürt kadınları tam da bu baskıların kesişim noktasında yer alıyor. Hem kadın olmaları hem de Kürt kimlikleri nedeniyle çok katmanlı bir ayrımcılığa maruz kalıyorlar" dedi.
'ORTAK YAŞAM MÜCADELESİNE SALDIRIDIR'
Kürt kadınlarının tarih boyunca özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinin öncüleri arasında yer aldığını kaydeden Türkan Aslanağaç, Ortadoğu'dan Türkiye'ye kadın özgürlük mücadelesinin en örgütlü ve güçlü dinamiklerinden birinin Kürt kadın hareketi olduğunu belirtti. Türkan Aslanağaç, "Kürt kadınlarını aşağılayıcı kalıpların konusu haline getiren bu dil yalnızca bir söz değil, kadınların varlığına, eşitlik mücadelesine ve halkların ortak yaşam iradesine yönelik bir saldırıdır" diye konuştu.
'KADINLAR EGEMEN ZİHNİYETİN MALZEMESİ DEĞİLDİR'
TJA, DEM Parti Kadın Meclisi ve DBP Ege Bölge Temsilciliği adına kamuoyuna çağrıda bulunan Türkan Aslanağaç, "Kadınlar erkek egemen zihniyetin mizah malzemesi değildir. Kürt kadınları ayrımcı kalıpların nesnesi değildir. Toplumun belli kesimlerini aşağılayan ifadeler ne mizah ne de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir" ifadelerini kullandı. Türkan Aslanağaç, toplumsal etkisi bulunan kişilerin kullandığı ayrımcı dilin önyargıları derinleştirdiği ve ayrımcılığı normalleştirdiğini belirterek, nefret söylemine karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürülmesinin demokratik toplumun temel sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı. Türkan Aslanağaç, kadınların özgürlüğünü, Kürt kadınlarının onurunu ve halkların eşitliğini savunma mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
ADANA
Adana İnönü Parkı'nda bir araya gelen Adana Kadın Platformu üyeleri, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un kamuoyuna yansıyan ve Kürt kadınlarını hedef aldığı belirtilen sözlerine tepki gösterdi. Basın metnini platform adına Gülcan Aydın okudu. Gülcan Aydın, söz konusu ifadelerin yıllardır beslenen ırkçı, cinsiyetçi, ayrımcı ve ötekileştirici anlayışın bir yansıması olduğunu belirterek, kadınları ve bir halkın kimliğini aşağılayan dilin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kadınları aşağılayan ve etnik kimlikler üzerinden ayrımcılığı körükleyen söylemlerin "şaka", "espri" ya da "mizah" adı altında meşrulaştırılamayacağını ifade eden Gülcan Aydın, "Cinsiyetçilik mizah değildir. Irkçılık mizah değildir. Bir halkı veya kadınları aşağılamak ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemez. Bu tür söylemler toplumsal önyargıları yeniden üretmekte, ayrımcılığı sıradanlaştırmakta ve birlikte yaşam kültürüne zarar vermektedir" dedi. Kamuoyunda tartışılan ifadeleri eleştirmek yerine normalleştiren yaklaşımların da kabul edilemez olduğu belirten Gülcan Aydın, özellikle olay sırasında sergilenen tutumların kadınları ve halkları hedef alan ayrımcı söylemler karşısında gösterilmesi gereken sorumlu duruştan uzak olduğu ifade etti.
'KÜRT KADINLARI AYRIMCI SÖYLEMLERLE HEDEF ALINAMAZ'
Kürt kadınlarının yıllardır emek, demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesinin önemli özneleri olduğuna dikkat çeken Gülcan Aydın, "Kürt kadınlarını hedef alan her ayrımcı ifade yalnızca bireylere değil, onların tarihsel mücadelesine, kimliğine ve toplumsal varlığına yönelik bir saygısızlıktır" dedi. Kadınların şiddete, ayrımcılığa ve eşitsizliğe maruz bırakıldığı bir dönemde kamusal etkisi bulunan kişilerin kullandığı dilin büyük önem taşıdığı vurgulayan Gülcan Aydın, kadınları etnik kimlikleri üzerinden aşağılayan anlayışın toplumsal barışa, eşit yurttaşlık ilkesine ve birlikte yaşam iradesine zarar verdiği kaydetti. Gülcan Aydın, kadınlara yönelik her türlü cinsiyetçi söylemin, Kürt halkını hedef alan ayrımcı yaklaşımın ve erkek egemen zihniyetin karşısında olduklarını yineleyerek, kadınların kimlikleri, dilleri, kültürleri ve yaşamları üzerinden üretilen ayrımcılığı kabul etmediklerini belirtti. Konuyla ilgili Adalet Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade eden Gülcan Aydın, sorumluların hesap vermesi için sürecin izleyicisi olacaklarını duyurdu.
