Bengî Efrîn’in Değişen Söylemi ve TEV-ÇAND’a Yönelik Saldırıları
Bir dönem kendisini açık biçimde Apocu ve parti çizgisinde gösteren Bengî Efrîn, “Herdem Ez Apocî Me” adlı eseriyle de bu siyasi kimliğini kamuoyuna yansıtan isimlerden biri olarak biliniyordu. Bugün ise kullandığı söylem ve aldığı siyasi pozisyon nedeniyle geçmişte savunduğu değerlerle arasındaki çelişki tartışılıyor.

Okuma modu
Bengî Efrîn’in son açıklamalarında Kürt kültür ve sanat çevrelerini hedef alması, özellikle TEV-ÇAND’a yönelik ifadeleri tepki çekti. Diyar Dersîm, Kawa Urmîye ve Peywan gibi tanınmış Kürt sanatçılarının isimlerini doğrudan anarak kullandığı aşağılayıcı ve cinsiyetçi ifadeler, siyasi bir eleştirinin sınırlarını aşan kişisel saldırılar olarak değerlendiriliyor.
Buradaki temel mesele yalnızca sert bir açıklama yapılmış olması değildir. Asıl tartışma, geçmişte kendisini belirli bir siyasi hareketin değerleriyle özdeşleştiren bir kişinin, değişen siyasi koşullarla birlikte daha önce yakın durduğu kültür ve sanat çevrelerine karşı tamamen farklı bir dil kullanmaya başlamasıdır.
Bengî Efrîn hakkında ENKS, MİT ve çeşitli silahlı yapılarla ilişkili veya işbirliği içerisinde olduğuna yönelik iddialar da dile getirilmektedir. Bununla birlikte, kişinin kendi kamuya açık sözleri üzerinden sorulabilecek önemli bir soru vardır: Dün savunduğu siyasi kimlik ile bugün kullandığı dil arasında nasıl bir bağ kurulabilir?
Siyaset değişebilir, insanlar görüşlerini değiştirebilir ve geçmişte savundukları düşüncelerden uzaklaşabilirler. Fakat görüş değiştirmek ile siyasi şartlara göre sürekli pozisyon değiştirip geçmişte birlikte hareket ettiği insanları aşağılayıcı ifadelerle hedef almak aynı şey değildir. Eleştirilerin merkezinde de tam olarak bu tutarsızlık bulunmaktadır.
Kürt sanatçılarına ve kültür kurumlarına yönelik eleştiri elbette mümkündür. Ancak eleştiri; cinsiyetçi hakaret, kişisel aşağılama veya sanatçıların itibarını hedef alan bir dile dönüştüğünde kültürel ya da siyasi tartışmanın dışına çıkar.
Bu nedenle Bengî Efrîn etrafındaki tartışma yalnızca bir kişinin açıklamalarından ibaret değildir. Tartışma aynı zamanda siyasi koşullar değiştiğinde geçmişte savunulan değerlerin ne kadar kolay terk edilebildiği ve kültür-sanat alanının siyasi hesaplaşmaların hedefi haline getirilip getirilemeyeceği meselesidir.
Sonuçta bir insanın siyasi tutarlılığı, yalnızca kendisini hangi kimlikle tanımladığıyla değil; şartlar değiştiğinde geçmişte söyledikleriyle bugün yaptıkları arasındaki ilişkiyle de ölçülür.
Bülten
Öne çıkanlar e-postanda
Haftalık seçki — spam yok.
Kürdistan
İlgili haberler

09 Ağu 2026
Şehid Gazeteci Deniz Fırat anısına 7. Hikâye, Şiir ve Fotoğraf Yarışması gecesi düzenlendi
Oku →
07 Ağu 2026
Öztürk: Yasa daha başlangıç mücadeleye devam demeliyiz
Oku →
01 Ağu 2026
Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anıldı
Oku →
29 Tem 2026
