Kürdistan

Temelli: Abdullah Öcalan’ın paradigması toplumsal emek formunu ortaya çıkardı

"Başka bir ekonomi mümkün, demokratik komünal ekonomi" panelinde konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Abdullah Öcalan’ın paradigmasının toplumsal emek formuna uygun bir yapıyı ortaya çıkardığını belirterek, komünal örgütlenme çağrısında bulundu.

Yazar: Haber Merkezi3 dk okuma6 okuma
Paylaş
Temelli: Abdullah Öcalan’ın paradigması toplumsal emek formunu ortaya çıkardı
100%

Okuma modu

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından ÇandAmed Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı" açılış konuşmalarının ardından “Başka bir ekonomi mümkün, demokratik komünal ekonomi” başlıklı panelle sürdü. Modetörlüğü Yazar Metin Yeğin'in yaptığı oturumda 30 yıllık tutuklu ve yazar Yılmaz Atlığ “Karşı hegemonya projesi olarak Demokratik Modernite”, Akademisyen Zehra Buylakutluyurga “Ataerkil Kapitalizme ve Endüstrilyalizme karşı kadın Komünal eko-ekonomi” DEM Parti Milletvekilli Sezai Temelli ise “Tekellere ve merkeziyetçiliğe karşı yerel katılımcı ekonomi” konusunu anlattı.

Metin Yeğin, makarnanın ham maddesinin Amed’den çıktığını ancak kente tek bir fabrikanın olmadığına dikkat çekti. Yeğin, “İspanya da sosyal ekonomi diye bir yapı var. İki buçuk insan burada çalışıyor. Burada insanlar yapıyor ve üretiyorlar. Mondrogon koperatifi var. Yıllık cirosu 13 Milyar Euro’dur. Hepimiz kar üzerinde bir ekonomi kuruyoruz. Ne kadar birlikte hareket ediyoruz, yoksullar ne kadar yararlanabiliyor, birbirleri ile ilişkileri nasıl olacağının gösterilmesi gerekiyor” dedi.

EKONOMİ TALAN ÜZERİNE KURULMUŞ

Demokratik Modernite’nin yaşam bulmasının insanlığın geleceği için önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Yılmaz Adlığ, “Adına Kapitalizm dediğimiz sistem zor aygıtlarını oluşturmuş ve uzun bir süre işletmiştir. Rızayı da devreye koyarak emperyal bir yayılma geliştirmiştir. Siyaset, kültür ve daha birçok alanda kendine yer bulmuştur. Önder Apo, Demokratik Modernite adını verdiği yeni bir evrenselliği ortaya koymuştur. 5 bin yıllık inkara karşın yeni demokratik evrensellik çağrısıdır bu modernite. NATO, İsrail’in saldırıları. Küresel ekonominin talan üzerine kurduğu sisteme karşı devrimci alternatif geliştirmek gerekiyor. İnsanlığın Kapitalist Modernite’ye karşı Demokratik Modernite inşasının hayata geçtiği yer Rojava’dır. Kapitalist Modrenite toplumsal gerçekliği böler, Demokratik Modernite ise birleştirir. Kadın özgürleşmesini esas alır. Kadının özgürlüğünü toplumsal özgürleşmeye bağlar. İnsan ve doğa arasında kurduğu düşmanlığa karşı durur. Sayın Öcalan, Demokratik Uygarlık kitabında buna değinmiştir. Kapitalist Modernite’nin bilgi üzerindeki egemenliği kaldırılmadan gelişim olamaz. Sistemini, milliyetçilik, cinsiyetçilik, dincilik üzerine kurar. Komünal ruhun gelişimi ve pratiğe geçmesi bundan kaynaklı çok önemlidir. Örgütlü bir ekonomi ile komünal yaşamı inşa edip kapitalizmin yaratığı tahribatı ortadan kaldırabiliriz. Sağlık, eğitim, ısınma, barınma kamusal boyutu olmalı. Bunlar asgari yaşama koşullarıdır. Bunları hayata geçirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

TAHRİBAT VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ

Zehra Buylakutluyurga ise şunları söyledi: “Sistemi eleştirirken ne üzerine nasıl inşa edildiğini bilmek gerekiyor. İlk ekenomist kadınlardır. Ekonomi ile bağları kopunca şuan ortaya çıkan cehennem devreye girdi. Feodalizmden Kapitalizme geçerken erkekler arasında mülkler pay edildi. Köylülerin ortak alanları vardı. Koyunlarını otlattığı, meyvesini yetiştirdiği yerler bunlar. Kapitalist sistem bu alanları yok ederek, şehre göç zorladı. Köylülerin ortak yaşam sistemi zarar gördü. Orta Çağ’daki ‘Cadı Avı’ saldırısı kadının üretimine dönük saldırısıdır. Kadının üretimini tehlike olarak gören sistem bunu yaptı. Günümüzde de erkeğe biat etmeyen kadınlar katlediliyor. Paris’te katledilen 3 kadın gibi. Sistem tahakküm ile kadını kontrol altına almak istiyor. Kadın ile doğa aynı ayna sömürülüyor. Eril hukuk kurularak yapılıyor. Komün örgütlülüğümüz güçlendirerek vahşi sisteme karşı mücadele edebiliriz. Kararların ortak alındığı meclisler, Paris Komünü, Rojava pratiği önümüze koyacağımız mücadele modelleri. Kürdistan aslında komün yaşayan bir halktı. Bunun tekrar hayata geçirilmesi gerekiyor. Köylerdeki imece usulü gibi. Kapitalizmin yaratığı tahribatların başında ahlaki çöküş var. Bu noktada ne yapacağımızı konuşmak gerekiyor. Temel ihtiyaca dayalı Komünalı inşa etmemiz lazım. Bunu aileden de başlatabiliriz. Kadın özgürleşmeden toplumda özgürleşemez.”

TOPLUMSAL EMEK FORUMUNA UYGUN YAPI

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise, çalıştayın önemli olduğunu belirterek, “Kapitalizm erkektir onu bilmek gerekiyor. Kadın mücadelesi bu süreçlerin önemli noktasında yer alıyor. Dijital çağda gerçekleştirdiğimiz her işlem artı değere katkıdır. Kapitalist devletin nasıl bir toplum tasarımı olduğunu görebiliriz. 1914-45 arası faşist devletlerin dönemi. 45 sonrası kapitalizmin altın çağı. İçinde insanı bir şey yok. 1968’de ise bir kriz ile karşı karşıya kalıyor. Kendini yerinden üretme çabası içerisinde. Daha yoğun bir şekilde teknoloji kullanarak bunu yapıyor. Yapay zeka bunlardan biri. İnsanlığın mezar kazıcılığıdır bunlar. Dünyanın birkaç kişinin elinde olacağı tehlikeli bir gelecek bizi bekliyor. Sosyalistler ne yaptı? Lenin ekonomiyi siyasallaştırırdı. Burjuva aklına göre sekilenmiş devleti yönlendirmeye çalışıldı ve reel sosyalizm çöker. Sayın Öcalan’ın paradigması yeni toplumsal emek formuna uygun bir yapıyı önümüze çıkarıyor. ‘Kapitalizm devlettir’ diyor. Kapitalizm devlet organizasyonu ile yürür. Bundan kaynaklı devlet formlarından uzak durmamız lazım. Komünal alan bir örgütlenme ve düşünsel alan olmalı. Artı değerinin yanıtı yeni bir kamusal alan yaratmaktan geçiyor” diye konuştu.

Bülten

Öne çıkanlar e-postanda

Haftalık seçki — spam yok.

Kürdistan

İlgili haberler